Metabolik Cerrahi (Şeker Hastalığı Ameliyatı)

23.05.2016 11:18

 

Şeker hastalığı nedir?

Şeker hastalığı açlık kan şekeri düzeyinin 126 mg/dl veya kanda HbA1c düzeyinin %6,5 ten daha fazla olması olarak tarif edilebilir. Bu değerler ne kadar yükselirse şeker hastalığı o kadar kötü seyrediyor demektir. Kısaca HbA1c %7’nin üzerinde ise şeker hastalığı kontrol altında değil demektir. Kontrol edilmemiş şeker hastalığı insanın tüm organlarını bozmaktadır ve ömrünü kısaltmaktadır. Hepinizin bildiği gibi şeker hastalığı çağımızın en sık görülen ve insanın tüm yaşamını kötü etkileyen, bir sürü hastalığı da beraberinde getiren ve tedavisi çok zor olan bir hastalıktır.

Şişman hastalarda şeker hastalığı neden daha fazla görülür?

Şişman insanlarda yağ hücrelerden salgılanan bazı hormonlar sonrasında insülin drenci gelişmektedir. Bu insülin drenci gelişen insanlarda şeker regülasyonu için normalde ihtiyaç olan insülinden çok daha fazla insülin  ihtiyacı olmaktadır. Şişman  Tip 2 şeker hastalarında en büyük sorun bu insülin direncidir. Hastanın kan şekerini düşürmek için normal miktarlarda salınan insülin bu direnç varlığında kan şekerini düşürmek için çok yetersiz kalır ve kan şekerini düzenleyemez. Bunun üzerine pankreas daha fazla insülin salgılar. İnsülin drenci olan şişman hastalarda veya tip 2 şeker hastalarında çoğu zaman çok daha fazla insülin salgılanır ve kan insülin seviyeleri genelde yüksektir. Şişmanlık arttıkça insülin drenci artar insülin drenci arttıkça da gerekli olan insülin miktarı artar belirli bir noktaya kadar pankreas fazla çalışarak bu durumu telafi eder. Belirli bir aşamanın üzerinde şeker hastalığını düzeltmek için dışarıdan antidiyabetik ilaçlar veya insülin desteği gerekir.  Vücutta yüksek düzeyde buluna insülin açlık merkezini uyararak daha çok yemek yemesine ve şişmanlığının dahada kötüleşmesine neden olur. Bu yüzden bu şişman tip 2 şeker hastaları kırılması zor bir kısır döngünün içinde kalırlar. Bu hastaların diyetlerine uyması, kilo ve şeker kontrolü gerçekten çok zordur ve çok sıkı bir emek ister.

Metabolik Cerrahi nedir

30 yılı aşkın bir zamandır yaygın olarak çeşitli şişmanlık ameliyatı tüm dünyada yapılmaktadır. Bu ameliyatların bir kısmı mide hacmini kısıtlamaya yönelik olanlar (tüp mide gibi..) veya emilimi azaltmaya yönelik ince bağırsağın bir kısmını devre dışı bırakan ameliyatlardır (gastrik bypass gibi). Şişman şeker hastalarında ameliyatın hemen sonrasında daha kilo vermeden büyük bir kesiminde şekerin düzeldiği insüline olan ihtiyacın kalmadığı fark edilmiştir. Bunun üzerine obezite ameliyatı sonrasında şeker hastalığından kurtulmaya sağlayan başka etkenlerin olması gerektiği düşünülmüş ve bu konuda daha detaylı araştırmalar yapılmaya başlanmıştır.

Bağırsaklarda yapılan yer değiştirmenin bu etkilere neden olabileceği anlaşılmıştır. Obezite ameliyatı ile ileumdan (ince bağırsağın son kesimi) gecen gıdanın arttığı, bu gecen gıdanın artışı ile doğru orantılı olarak ince bağırsağın bu kesiminde bulunan L hücresi denilen hücrelerden GLP-1 denilen bir hormonun salgılanmasının da arttığı anlaşılmıştır.

GLP-1 hormonundaki artmasının da pankreasta beta hücre sayısını çoğalttığı ( Beta hücreleri pankreastan insülin salgılayan hücreleridir. ) sonuç olarak insülin üretimini artırdığı ve insülin cevabını güçlendirdiği anlaşılmıştır. Ayrıca GLP-1 karaciğer, kaslar ve yağ dokusunda insülin direncini ortadan kaldırdığı bu sayede hastaların ameliyat sonrasında kısa sürede daha kilo vermeden şeker düzenlemesinin yapılabildiği ve şeker hastalığından kurtulabildiği düşünülmektedir.

Bunun üzerine ince bağırsağın son kısmı olan ileumdan sindirilmemiş gıdaların daha çok geçmesine olanak verecek ameliyat modelleri geliştirilmiştir. Bu ameliyat şekillerine de şeker hastalığı ameliyatı denilmiştir. Daha basit ve anlaşılır bir şekilde şeker hastalığı ameliyatının çalışma mekanizması; Bu ameliyat sonrasında çok az bir yemek yedikten kısa bir süre sonra sindirilmemiş besinler ince bağırsağın son kısmı olan ileuma ulaşmaktadır. Bunu da vücut şu şekilde algılamaktadır; ben ne kadar çok yemek yemişim ki yiyecekler sindirilmemiş bir şekilde ince bağırsağımın son kısmına kadar gelmiş. Bunu algılayan vücut bir kısmını anladığımız bir kısmınıda anlamadığımız mekanizmaları çalıştırmaktadır. Bunlardan en başlıcaları;

  1. Bende birazdan kana karışacak çok miktarda besin var, bunların sindirimini düzenlenmesi için pankreası insülin üretmek üzere uyarır.
  2. Karaciğeri uyararak şeker yapımını durdurur
  3. Kas ve yağ hücrelerini uyararak kandan besin alımını artırmaktadır ve böylelikle kan şekeri düzeyini düşürmektedir
  4. Mideyi uyararak daha fazla besin göndermesini durdurmasını yani midenin çıkış kapağı olan piloru kapatır.
  5. Tokluk merkezini uyararak yemek yeme işlemini durdurmasını sağlar.

Bu ameliyatlar son 5 yıldır tüm dünyada kullanılmaya başlamış ve giderek yaygınlaşmaktadır.

Bu ameliyatla hastaların % 90’dan daha fazlası şeker hastalığından tamamen kurtulmaktadır. Şeker hastalığından kurtulduğu gibi şeker hastalığının ve şişmanlığın beraberinde getirdiği yüksek tansiyon, kalp hastalığı, kolesterol yüksekliği, dislipidemi, karaciğer yağlanması ve uyku apnesi gibi pek çok problemi tedavi edebilmektedir.

Metabolik Cerrahi kimlere uygulanmaktadır?

Şeker hastalarının ameliyatı Dünya Diyabet Federasyonu ve NİH in önerileri ile sadece şişman tip 2 şeker hastalarına yapılmaktadır. Bu konuda her gün yüzlerce bilimsel çalışma yayınlanmaktadır. Son zamanlarda Amerikan ulusal sağlık enstitüsü bu konudaki tedavi klavuzlarını değiştirdi; ‘’cerrahiyi seker hastalığının son aşamasında gelindiğinde değil de medikal tedavi, diyet ve egzersiz tedavisi ile hastanın şekerini kontrol edemediği zaman tedavi alternatifleri arasında düşünülmelidir’’ şeklinde düzenledi.

Şeker hastalığında diyet, yaşam şekli değişiklikleri ve standart ilaç tedavilerine rağmen; Kan şekeri yüksekliği kontrol altına alınamadığında, Tüm tıbbi tedavilere rağmen kötü gidişatının durdurulamadığında, Şekerin Retinopati( gözü olumsuz etkileme ), Nefropati ( böbreklerde olumsuz etkilenme ),  Nöropati ( sinirleri olumsuz etkilenmesi ) durumlarında cerrahi tedavi en etkili tedavilerden biridir.

 

Metabolik Cerrahi (Şeker hastalığı ameliyatı) nasıl yapılmaktadır?

Bu ameliyat şişmanlık ameliyatları gibi laparoskopik yani kapalı olarak yapılabilmektedir. Genel anestezi altında yapılmaktadır, yaklaşık 3-5 saat süren bir işlemdir. Karna açılan deliklerden girilen aletlerle yapılabilmektedir. Bu ameliyatta yapılan işlem en basit hali ile midenin küçültülmesi ve ince bağırsakların yer değiştirilmesidir. Ameliyat sonrasında her şey yolunda giderse birinci gün su içmeye başlamaktalar 2. veya 3. Gün sulu gıdalara geçilmektedir. Ekstra bir sorun olmazsa 5 ila 7 gün arasında taburcu edilmektedir. Yaklaşık 1 ay evde istirahatten sonra iş hayatına dönebilmektedirler. Bu ameliyat tabi ki ciddi bir ameliyattır ve beraberinde bazı riskler taşımaktadır fakat şeker hastasına kazandırdıkları çok daha fazladır. Kar ve zarar ilişkisine bakılınca bu ameliyat şeker hastaları için mucizevi bir olaydır.  Bu ameliyatla şeker hastaları hem şeker hastalığından, hem fazla kilolarından hem de şeker hastalığının sebep olduğu diğer hastalıklardan büyük bir olasılıkla kurtulabilmektedir.

Bu ameliyattan sonra şeker hastalığından ne ölçüde kurtulabilirsiniz ve daha sonrasında şeker hastalığı tekrar edebilir mi?

Şişman tip 2 şeker hastasının pankreas rezervi tükenmemişse (bunu ameliyat öncesi tetkiklerle anlayabilmekteyiz) %90’ın üzerinde şeker hastalığından kurtulabilmektedir. Bu ameliyatın yapıldığı hastaların yaklaşık 5 yıllık takipleri sonucunda şeker hastalığının tekrar etmediği gösterildi.

 

Metabolik Cerrahi ile şişmanlık ameliyatı arasında ne fark var?

Bu ameliyatın şişmanlık ameliyatları ile benzer yönleri olduğu gibi farklı tarafları da mevcuttur. Bu farkların en önemlileri;

1)            Şeker hastalığını daha iyi kontrol etmesi

2)            Devre dışı bırakılan ince barsak olmadığı için çok fazla emilim sorunu yaşanmamakta ve sonrasında çok fazla ilaç ve takviye tedavilere ihtiyaç olmamaktadır.

3 saatlik bir ameliyatla, bir ömür sürecek ve bir sürü sorunu da beraberinde getirecek olan ve her gün defalarca vücuduna, ya insülin yapmak için veya kan şekeri düzeyini ölçmek için iğne batırmak zorunda olunan insanın ömrünü kısaltan şeker hastalığına çözüm getirmektedir. Bu bir mucize değil de nedir?

 

Ankaralı tip 2 şeker hastalarına müjde, Doç. Dr. Fahri Yetişir MEDICANA İnternational Ankara Hastanesinde şeker hastalığı ameliyatına başlamıştır.

Kaç çeşit metabolik cerrahi (şeker hastalığı ameliyatı) mevcuttur?

Bu konuda yapılan bir kaç çeşit cerrahi tedavi vardır ve hepsinin kendine has avantaj ve dezavantajları vardır. Biz bu noktada size tüm bu avantaj ve dezavantajları anlatmakla sorumluyuz ve yapılan tetkikler ve sizin tüm kişisel özelliklerinizi göz önünde bulundurarak kararı verme aşamasında size yardımcı olarak sizin için en doğru ameliyata karar vermeye çalışmaktayız.

Şişmanlık ameliyatları şeker hastalığını tedavi edebilir mi?

Şişmanlık ameliyatlarından kısıtlayıcı ameliyatlar da (tüp mide gibi) şeker hastalığını düzeltmektedir fakat daha az oranda ve daha sonrasında da şeker hastalığı nüks edebilmektedir.

Gastrik bypass gibi emilim bozucu ameliyatlar şeker hastalığının kontrolünde gayet etkili olmasına rağmen emilim bozucu etkisinden dolayı bazı vitamin ve minarallerin eksikliği görülmekte ve uzun süre bu nedenlerle takip ve tedavi gerekmektedir.

Metabolik Cerrahi (Şeker hastalığı ameliyatı) ne kadar riskli?

Şeker hastalığı ameliyatı mide ve ince bağırsak üzerinde işlemler yapılan ve %1 in altında ölüm riski olan ciddi bir ameliyattır. Fakat şişmanlık ve şeker hastalığı ve bunların beraberinde getirdiği bir sürü ağır hastalık ve bütün bunların insana vereceği zarar ve ölüm riski bu ameliyatın riskinden daha fazladır.

 Bu konuda kararı verecek olan sizlersiniz terazinin bir kefesine seker hastalığı yada diyabet ve onla birlikte olan hipertansiyon, koroner arter hastalığı, karaciğer yağlanması, uyku apnesi gibi listeyi uzatmak mümkün ve bu hastalıkların ölümcül yan etkileri diğer yanda bu ameliyatların dezavantajları...

Şeker hastalığı ameliyatının özellikle  tip 2 diyabetin normal klasik tedavileri ile kontrol altına alınamayan şişman hastalarda'' avantajlı çok  fazla olduğu tüm çalışmalarda gösterilmiştir.

 

Metabolik Cerrahi (Şeker hastalığı ameliyatı) ile aşağıdaki sonuçlardan biri veya bir kaçı sağlanabilir

  • Şeker hastalığı sonlanabilir (uygun hastada %90 dan fazla)
  • Kontrol edilemeyen şeker hastalığı kontrol altına alınabilir,
  • Hastalığın gidişin yavaşlatılabilir
  • Şeker hastalığının komplikasyonları önlenebilir.

Bu ameliyat sonrasında insülin drenci ortadan kalktığı için pankreastan salgılanan daha az insülin ile şeker düzenlemesi yapılabilecek. Bunun sonucunda pankreasın rezervi daha uzun süre korunmuş olmaktadır.

Şeker hastalığı ameliyatın başarılı olmasının en önemli şartı pankreasınızın azda olsa insülin üretiyor olmasıdır. Eğer tip 1 diyabetiniz varsa yada tip 2 iseniz ve pankreasınız yeterince insülin kalmadıysa bu ameliyattan fayda görmezsiniz bu nedenle bir çok çalışma özellikle tip 2 diyabet hastalarında insülin rezervleri bitmeden bu ameliyatı olmaları gerektiği yönündedir.

 

 Bu ameliyatların başarısı için çok kapsamlı iyi bir ön değerlendirme gerekiyor bu değerlendirme sonunda  kişiye en uygun ameliyat tipi uygulanır Şeker hastalığı nedeniyle uygulanan birkaç tip ameliyat vardır biz size en uygun cerrahiyi bu ön değerlendirmeden sonra belirliyoruz.

 

 Metabolik Cerrahi (Şeker hastalığı ameliyatı) ile

  • Şeker haplarının ve insülin iğnelerinin tam olarak bırakılması yada azaltılması.
  • Kan şekerinin yüksek seyretmesi  nedeniyle karşılaşacağınız göz, böbrek, nörolojik problemler, kalp ve damar sorunlarınıdanda kurtulabilir yada en aza indirilir.
  • Şeker hastalığının yanında var olan şişmanlık,  tansiyon yüksekliği,  uyku apnesi, kolesterol yüksekliği koroner arter hastalığı ve polikistik over sendromu gibi çoğu hastalıklardan da kurtulabilirler.

Günümüz şartlarında şeker hastalığının uzun süreli kalıcı tedavisini sadece cerrahi ile başarıla bildiği anlaşılmıştır. Şeker hastalığının tedavi alternatiflerinden birinin de cerrahi olduğunu, ameliyat başarısında en önemli rolün pankreastaki insülin rezervlerinin tükenmemiş olması ve ciddi geri dönüşü olmayan organ hasarlarının başlamamış olması gerekmektedir.

Bütün rezervleriniz tükenmeden ve organ hasarınız oluşmadan tedavi için bize başvurun ki size daha çok faydamız olsun.  Sağlığımız en değerli hazinemizdir.